Kripto para piyasası, sosyal medyadaki iyimserlikle yeni yıla güçlü bir giriş yapmış olsa da, uzmanlar bu durumun sürdürülebilirliği konusunda temkinli olunması gerektiğini işaret ediyor. Özellikle, Santiment’in uyarılarına göre, erken aşamada aşırı heyecan, gelecekte fiyatlar üzerinde baskı yaratabilir.
Sosyal Medyanın Kripto Piyasasına Etkisi
Santiment uzmanı Brian Quinlivan, sosyal medya kaynaklı duygusal atmosferin 2026 yılına iyi bir başlangıç yaptığını belirtiyor. Quinlivan, sosyal medya üzerindeki aşırı iyimserliğin, tarihsel olarak fiyat geri çekilmeleri ile sonuçlandığını vurguluyor.
Brian Quinlivan, “Bireysel yatırımcıların biraz daha temkinli olmaları piyasa sağlığı için olumlu olabilir.”
Ancak, şu anki pozitif hava tatil döneminden dönüş etkisiyle açıklanabilir.
Quinlivan, Bitcoin fiyatının hızla 92 bin dolara ulaşması halinde FOMO’nun (kaçırma korkusu) artabileceği konusunda uyarıyor. Bunun asıl tehlikesi, bireylerin kontrolsüz yatırım yaparak piyasaya dahil olması olabilir.
Korku Endeksi ve Ocak Ayı Potansiyeli
Sosyal medyadaki optimizm, piyasanın genel korku ve duyarlılık göstergeleriyle tam olarak örtüşmüyor. Crypto Fear & Greed Index, piyasada hâlâ korkunun hakim olduğunu gösteriyor. Kasım 2025’ten itibaren korku bölgesinde seyreden endeks, yatırımcıların genel olarak temkinli davrandığını ortaya koyuyor.
Tarihsel veriler ise ocak aylarının genellikle kripto piyasası için olumlu geçtiğini işaret ediyor. CoinGlass verileri, Bitcoin’in ocak ayında ortalama yüzde 3,75, Ethereum’un ise yüzde 19’dan fazla getiri sağladığını gösteriyor. Bu tablo, ocak ayına yönelik üst düzey pozitif beklentileri destekliyor.
Bitcoin’in yanı sıra, Ethereum da kurumlar tarafından artan bir ilgi görüyor. Spot Ethereum ETF’lerine olan talep artışı ve bazı büyük fonların blokzincir teknolojilerine yeniden ağırlık vermesi, piyasanın geniş çapta toparlanması yönündeki beklentileri güçlendiriyor. Böylelikle, sosyal medya iyimserliği ile kurumsal uygulamalar arasında bir denge oluşuyor.
Kripto piyasası, sosyal medya iyimserliği ile bireysel yatırımcıların kontrolsüz davranışları arasında hassas bir denge sergiliyor. Ocak aylarının tarihsel olarak güçlü geçmesi olumlu bir hava yaratırken, bireysel yatırımcıların disiplinli ve veri odaklı stratejilere odaklanması, daha sürdürülebilir bir piyasa ortamı için kritik olabilir.

