Dünyanın en büyük varlık yönetim firmalarından biri olan BlackRock’ın Mart 2024’te başlattığı tokenleştirilmiş para piyasası fonu BUIDL, yatırımcılarına yaklaşık 100 milyon dolar temettü ödemiş durumda. Fon, kısa vadeli ABD Hazine tahvilleri ve nakit benzerleri gibi varlıklarla 2 milyar doları aşan bir büyüklüğe ulaşarak, tokenleştirilmiş nakit çözümler arasında dikkat çekmeyi başardı.
BUIDL’in Yatırım Stratejisi
BUIDL, geleneksel stablecoinlerden farklı olarak düzenlenmiş bir para piyasası fonu olarak tasarlandı. Nitelikli yatırımcılar, fon paylarını token şeklinde Blockchain üzerinde tutabiliyor ve getirileri yine burada alabiliyorlar. Ürün, ilk olarak Ethereum ağı üzerinde piyasaya sürüldü, ardından farklı ağa yayıldı. Bu durum, uzlaşma hızını artırırken operasyonel şeffaflık da sağlıyor.
Fonun büyüklüğü, tokenleştirilmiş Hazine ürünlerinin kurumsal yatırımcılar tarafından benimsendiğini gösteriyor. Yapı, faiz gelirine odaklanırken likidite ve risk yönetimini de göz önünde tutuyor. Temettü ödemelerinde ulaşılan 100 milyon dolarlık değer, bu tür tokenleştirilmiş ürünlerin ölçeklenebilirliğinin bir kanıtı olarak görülüyor.
Tokenlerin Kullanım Alanları
BUIDL, yalnızca pasif getiri sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kripto para piyasasının altyapısında teminat olarak da bir rol oynuyor. Ürün, Ethena’nın USDtb stablecoin’i için teminat olarak kullanılıyor. Bu özellik, kısa vadeli faiz getirisini Blockchain içi işlemlerine de taşıyor.
Son yıllarda tokenlaştırılmış para piyasası fonlarının hızlı bir şekilde büyümesi, düzenleyicilerin dikkatini çekiyor. Bu durum, uzlaşma kesinliği ve likidite gibi konularda daha fazla düzenleme ve denetimi de beraberinde getiriyor. BUIDL, bu bağlamda geleneksel finans ile Blockchain teknolojisi arasında bir köprü kurarak stratejik bir öneme sahip.
Bu ürün, Blockchain içi temsillerin kurumsal standartlara uyum sağlayabileceğini gösteriyor. BUIDL’in büyüklüğü ve sunduğu temettü oranları, kurumsal yatırımcıların ihtiyaçlarını karşılarken giderek artan bir ilgiyle yeniden şekillenen finansal dünyada öncü örneklerden biri olmasını sağlıyor.

