Hong Kong hükümeti, kripto para birimleri ile ilgili kapsamlı bir dizi düzenleme getirmeyi hedefliyor. Bu düzenlemeler, özellikle kripto para alım-satım aracılığı ve saklama hizmetlerine yönelik olacak ve 2026 yılında Yasama Konseyi’ne sunulması planlanıyor. Düzenlemeler, Kara Para Aklama ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadele Tüzüğü (AMLO) çerçevesinde geliştiriliyor ve menkul kıymetlerdeki aracılık standartlarına benzer şekilde yapılandırılıyor.
2026’ya Doğru Yeni Bir Yol Haritası
FSTB ve SFC’nin önerileri, kripto para sektöründe güvenli ve etkili bir hizmet sunmayı amaçlıyor. Özellikle, lisanslı aracılar için belirlenen standartlar, piyasa katılımcılarının uyum, yönetişim ve operasyonel standartlarını netleştirecek şekilde hazırlanıyor. Saklama hizmetlerinde özel anahtar güvenliği ve müşteri fonlarının korunmasına öncelik veriliyor. Alım-satım aracılığı kuralları ise bu hizmetin kimler tarafından ve nasıl bir uyum yükümlülüğü ile yapılacağını belirlemeyi hedefliyor.
SFC, “aynı iş, aynı risk, aynı kural” prensibini temel alarak çalışmalar yürütmektedir.
SFC, ayrıca kripto para danışmanları ve yöneticilerine yönelik ek bir denetim alanı oluşturmak için çalışmalara başlamış durumda. Bu girişimle, menkul kıymet danışmanlığı ve portföy yönetimiyle karşılaştırılabilir standartlar getirilmesi amaçlanıyor. Görüş iletimi için son tarih 23 Ocak olarak açıklandı.
Kripto Merkez Olma Hedefi
Hong Kong, kripto para sektörünün büyümesini destekleyen bir düzenleyici yapıyı oluşturarak, kendisini Asya’nın önde gelen kripto merkezlerinden biri yapmayı planlıyor. Bu amaçla, Singapur ile rekabet içinde olan Hong Kong, özellikle Çin’in kripto paralar konusundaki sert duruşuyla zıt bir pozisyon alıyor.
Son dönemde geliştirilen politikalar, 2026 hedeflerine yönelik önemli adımlar atılmasına katkı sağladı. SFC’nin tezgah üstü (OTC) işlem rejimine yönelik yeni lisans düzenlemeleri ve kripto türevleri ile ilgili incelemeleri bu kapsamda dikkat çekiyor. Geçtiğimiz Nisan ayında, lisanslı borsalar ve fonlara staking hizmetleri için sıkı varlık kontrolü ve risk açıklaması altında onay verilmişti.
Bütün bu çalışmalar, piyasa altyapısını kurumsal yatırımcılar için daha cazip bir hale getirmeyi ve faaliyetlerin lisanslı bir yapıda sürdürülmesini sağlamayı amaçlıyor. 2026’ya dair planlanan yasama süreci, hem faaliyet izni hem de saklama güvenliği konularında standartizasyon ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor.

