Son dönemde Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasında artan yapay zeka rekabeti, sadece iki ülkenin teknoloji politikalarını değil, buna bağlı olarak kripto paralar başta olmak üzere tüm riskli finansal piyasaları yakından ilgilendirmeye başladı. Özellikle gelişmiş çiplerin ihracatı konusu önemli bir çekişme noktası haline geldi. ABD yönetiminin Çin’e üst seviye çip satışlarını durdurma kararı, bu sektörde faaliyet gösteren büyük Amerikan şirketleri açısından ciddi endişelere yol açtı.
Çip Satışlarında Beklenmedik Gelişme
Donald Trump’ın liderliğinde ABD, yüksek teknoloji ürünlerinin Çin’e satışı konusunda katı bir politika benimsemişti. Bu politika kapsamında NVIDIA ve AMD gibi şirketlerin Çin’e çip gönderimi engellenmiş, böylece firmalar milyarlarca dolar kayıp riskiyle karşı karşıya kalmıştı. Fakat, son günlerde yaşanan gelişmeler, bu ambargolarda kısmi gevşemelere işaret ediyor.
Bir süredir teknoloji şirketlerinin üst düzey yöneticileri, hükümetle birebir görüşmeler yürütüyor ve ABD’nin çeşitli kazançlar elde edeceği bir ortak yol aranıyordu. Şirketlerin, satışlardan elde edilen gelirin belirli bir oranını ABD’ye aktarmayı kabul etmeleriyle bu görüşmelerde ilerleme kaydedildi.
Trump’tan Son Dakika Açıklaması ve Çin’in Tepkisi
Çin, ABD’nin uyguladığı çip ambargosuna karşılık sert bir çıkış yaptı. Çinli yetkililer, Amerikan teknolojisinin bundan böyle kullanılmayacağını duyurarak süreci farklı bir noktaya taşıdı. Bu gelişmelerin ardından Trump’tan beklenmedik bir açıklama geldi. Eski ABD Başkanı, Çin’e çip satışı konusunda yeni bir adım attıklarını belirtti.
“Çin Devlet Başkanı Xi’ye, ABD’nin Nvidia’nın H200 ürünlerini Çin’deki onaylı müşterilere sevk etmesine izin vereceğini bildirdim. %25’i ABD’ye ödenecek. Blackwell çipleri bu anlaşmanın bir parçası değil.”
Bu ifadeyle, özellikle Nvidia’nın H200 modeli çiplerinin belirli kısıtlarla Çin pazarına açılacağı netleşmiş oldu. Ancak, anlaşmaya en yeni teknolojiler olan Blackwell modeli çipler dahil edilmedi. ABD’ye ödenecek komisyon da süreçte önemli bir ayrıntı olarak öne çıkıyor.
Trump’ın kararının arka planında ise hisse senedi piyasalarında yaşanan değer kayıpları ve teknoloji hisselerindeki oynaklık bulunmakta. Yapay zeka sektörü üzerindeki belirsizlik, kripto para piyasaları dâhil, yatırımcıların tutumunu etkiliyor. Pek çok analist, eğer yapay zeka yatırımlarındaki bu canlılık yeniden FOMO dönemine girerse, kripto paralarda da güçlü yükselişler görülebileceğine dikkat çekiyor.
Kripto varlıklar, zaman zaman teknoloji hisseleriyle benzer şekilde hareket ederek yatırımcıların ilgisini bu sektöre yöneltebiliyor. Bu nedenle ABD-Çin arasındaki teknolojik rekabetin sadece donanım pazarını değil, finansal piyasaları da dalga dalga etkilediği söylenebilir.
Mevcut gelişmeler, regülasyonlar ve liderlerin attığı adımlar, bir yandan küresel teknoloji yarışını kızıştırırken, diğer yandan finans piyasalarında belirsizlik ve yeni fırsatların kapısını aralıyor.

