Yaklaşan yılın ilk faiz kararı, heyecan yaratmasa da finans dünyasının dikkatini çekiyor. Ekonomik veriler ve istihdam rakamlarının sağlıklı olması, Fed’in faiz oranını aşağı çekmesi için pek gerekçe bırakmıyor. Bu durumu önde gelen finans kurumları nasıl değerlendiriyor?
Faiz Kararına İlişkin Beklentiler
Çoğu analist, faiz oranlarının mevcut seviyede kalacağını öne sürüyor. Piyasa, %97’lik bir ihtimalle faiz oranlarının değişmeyeceğini tahmin ediyor. Kararda beklenmedik bir dil değişikliği olmaması halinde, piyasaların 28 Ocak’taki toplantıda büyük dalgalanma yaşaması beklenmiyor.
Fed Başkanı Powell, saat 22:30’da yapacağı açıklamalarla gündemde olacak. Enflasyon, yüksek faiz oranlarının korunacağı sürenin uzunluğu ve Powell’ın söylemindeki olası değişiklikler en dikkat çekici başlıklar arasında yer alıyor.
Finans Kurumlarının Görüşleri
Powell’ın açıklamalarının soru-cevap bölümü, Fed’in bağımsızlığı üzerine olan tartışmaları alevlendirebilir. Başkan Powell, kısa vadeli faiz düşüşü beklentilerini “sabır ve daha fazla veri ihtiyacı” vurgusuyla hafifletebilir.
Wells Fargo, “GSYİH büyümesi ile tüketici harcamalarının dayanıklılığı ve AI yatırımları karşısında sağlam kalmayı sürdürüyor. Ancak yıl sonuna doğru gevşemeler azalabilir.”
Enflasyon hedefinin üzerinde kalması faiz indirimi olasılığını zayıflatıyor. Bu durum, finansal genişleme politikalarının devam etmesi gerektiğini gösterse de, gelecekte yapılacak toplantılardaki kararların belirsizlikler barındırdığına işaret ediliyor.
Bank of America’dan, “Fed, son veri artışlarını göz önünde bulundurarak, mevcut durum değerlendirmesini yükseltebilir.”
BofA politikalarının, Fed’in nötr görüşüne yakın olduğu vurgulanıyor ve acele bir eylem gerektirmediği belirtiliyor. Fed Başkanı Powell’ın, özel konulardaki sorulara yanıt vermemeyi tercih edebileceği öngörülüyor.
Credit Agricole, “Faiz oranlarındaki şahin duruş sürecek, iş gücü piyasası istikrar kazanırsa duraklama riski vardır.”
Credit Agricole analistleri ise Mart ayına kadar önemli bir faiz indiriminin öngörülmediğini ifade ediyorlar. Geleneksel görüş, şahin duruşun korunması gerektiği yönünde. Ancak iş gücü piyasası güç kaybederse, faiz oranlarını düşürme riskleri artabilir.

